Ocak 27, 2018

Sevdiğim Tüm Erkeklere - Jenny Han // Kitap Yorumu

Ocak 27, 2018 0
Kitap: Sevdiğim Tüm Erkeklere
Yazar: Jenny Han
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çeviri: Gizem Yeşildal
Tür: Genç Yetişkin, Gerçekçi Kurgu
Sayfa Sayısı: 360
Goodreads Puanı: 4,11
Benim Puanım: 4/5


YA ŞİMDİYE DEK AŞIK OLDUĞUNUZ HER ERKEK ONLAR HAKKINDA NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜZÜ ÖĞRENSEYDİ?..      HEMDE HEPSİ AYNI ANDA!

Lara Jean aşk mektuplarını annesinin verdiği bir şapka kutusunda saklıyordu. Bunlar başkasından aldığı mektuplar değil, kendi yazdıklarıydı. Sevdiği her çocuk için bir; toplam beş tane. Yazarak kalbi ile ruhundakileri dışarı dökebiliyor ve gerçek hayatta asla söyleyemeyeceği duyguları mektuba aktarabiliyordu çünkü onları sadece kendisi görecekti. Tabii bu gizli mektuplar postalanınca durum değişti ve böylece Lara Jean’in hayali aşk hayatı birdenbire kontrolden çıktı...

Benim Yorumum

Kitapta en sevdiğim şey yazarın anlatımıydı. Yani o kadar samimi, sıcacık, doğal, tatlıydı ki bayıldım. Kitaba beni en çok çeken buydu çünkü süper akıcı ilerleyen kitaplara bayılırım 😍 Bir diğeri de olayların uzatılmaması. Bazı kitaplarda olaylar o kadar uzatılıyor ki sayfalarca onu okuyoruz ve bu sıkıcı bence ama bu kitapta gayet yerinde mesela karakterler kıskanma/tartışma yaşadığında bunu sayfalarca okumak mecburiyetinde değiliz ki bu kitap için daha doğru oldu. Yaşanıyor, konuşuluyor ve bitiyor. Süper.

"Bir erkeğin üzerinde böylesine bir güce sahip olmanın nasıl bir şey olduğunu merak ettim. Bunu isteyeceğimi sanmı­yordum; birinin kalbini elinizde tutmak çok fazla sorumluluk gerektiriyordu." 
-sf: 45

Kitapta çok sevdiğim diğer şey ise aile. Lara Jean'in ailesi çok tatlıydı. Özellikle Kitty'e bayıldım. Diyalogları müthişti. Birlikte geçirdikleri zamanlara özellikle kurabiye, pasta, tatlı yemeyi çok seven biri olarak kitaptaki o anlara bayıldım. Sırf bu aileyi okumak için bile okunur bu kitap. Yani kitabı okumak keyifliydi, eğlenceliydi diyebilirim.

 Lara Jean'in mektup yazma olayını sevdim, çok güzeldi. Lara Jean'i ve ailesini okumak güzeldi aynı zamanda Peter'i de tabi ki. Kitaptaki diyaloglar çok güzeldi. Sıcacık, sempatik, tatlı bir kitaptı okurken keyif verdi. Ama tabi ki bazı yerlerde karakterleri sarsmak gelmedi değil içimden. Özellikle bir kaç yer sayabilirim ama spoiler olur canlar 😇 Ama bu tabi ki karakterin olgunluğu hakkında sonuçta henüz 17, 18 yaşlarında karakterler okuduk bunu göz önünde bulundurmak gerekir.

"Sence aralarında fark var mı?
Yani birine ait olmakla birinin kaderi olmanın?"
 "Tabii ki. Biri tercih ettiğini gösteriyor, diğeriyse öyle değil."
-- sf: 199

Lara Jean, Peter ve John Ambrose McClaren üçgenini okumak oldukça keyifli olucak gibi bir his var içimde bakalım merak içindeyim John'lu sahneler için sabırsızlanıyorum. Kitapta çok çok çok sevdiğim karakterler yoktu -kitty dışında- ama sevmediğim karakter de yoktu yani bu ikinci kitapta daha çok belli olur karakterlerin neler yapacağı ile alakalı olarak çünkü henüz sempatiklikleri dışında sevdiğim bir davranışlarını görmedim. Kitabı okurken yabancı gençlik dizisi izliyormuşum gibi hissettim ki kitabın havası da o,sevimliydi bu his.

İkinci kitap Not: Seni Hala Seviyorum'u baya merak ediyorum ama hakkında 'Sevdiğim Tüm Erkeklere' kitabı kadar güzel yorumlar pek görmedim bu yüzden tereddütlüyüm ama kısa zamanda okumayı planlıyorum.

Ayrıca kitabın filminin çıkacağını duydum ve çok sevindim izlemesi müthiş olucak yani çıksa da izlesem, sabırsızlanıyorum. 💃
Tabi mini dizi de yapılabilirdi bu da hoş olurdu ama olsundu 😁







Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Aralık 30, 2017

Sana Aşk Getirdim - Meral Kır // Kitap Yorumu

Aralık 30, 2017 0

Adı: Sana Aşk Getirdim
Seri: Sancaktarlar Serisi
Yazar: Meral Kır
Yayınevi: Aspendos
Türü: Romantik, Polisiye
Sayfa Sayısı: 573
Goodreads Puanı: 4,69
Benim Puanım: 4/5


                                   
Güçlü Sancaktar Ailesinin ağabeyi Mehmet Sancaktar’ın aşka giden hikâyesinde
yaşananların hızına yetişemeyecek, temponun hiç düşmediği bu kitapta adrenaline
ve aşka doyacaksınız.

Kurallarından ödün vermeyen kararlı bir insanın kişiliğine ve
tüm yöneticilik vasıflarına sahip olan Mehmet Sancaktar’ın hayatındaki her şey
bir düzenin parçasıydı. Ta ki işi ve sorumluluklarından oluşan hayatına ansızın giren Komiser Esmer, ona bildiği her şeyi unutturana kadar...

Huysuz, rahat ve biraz da dağınık olan Komiser Esmer’in hayatta herhangi
bir ilkesi yoktu. İstediği tek şey, intihar eden babasını, o sona götüren gerçeği bulup intikamını almaktı. Ancak ulaştığı her gerçek, anıları arasında kaybolmuş sırları ve ihanetleri de ortaya çıkaracaktı.

Sığınacak hiç kimsesi kalmadığında ve her şeyden vazgeçmeye hazır olduğunda Esmer’e kaybettiği umudu veren Mehmet’e önce hayatını sonra da kalbini teslim edecekti. Çünkü aşktan daha büyük bir duygu varsa o da güvendi ve
Esmer her ikisini de Mehmet’te bulmuştu.

Sancaktar Ailesi’ne veda ettiğimiz bu final kitabında, aşkın tutkuyla harmanlanıp tüm olmazlara rağmen mutluluğa teslim olduğuna şahitlik edeceksiniz.
Ve bu hikâyede, birbirinden farklı dünyaları olan iki yabancının
bir oluşunu okuyacaksınız.

Geçmişin karanlık ve acımasız yüzü, aydınlığa kavuşmak isteyen sırların ağır yükü, pişmanlıklar ve hayal kırıklıkları arasında var olmaya çalışan zorlu bir aşkı, okumaya hazır olun...

Benim Yorumum

Ve serinin son kitabıda biter. Kitap akıcı ve gayet iyi ilerleyen bir kitaptı. Meral Kır'ın kalemini seviyorum ben zaten Aşkın Kokusunu Aldım ve Yolum Aşka Düştü kitaplarından. Bazı kısımları hem Esmer'in hem de Mehmet'in anlatımıyla okumak iyidi. Gizemli, romantik, polisiyeli, heyecan verici olunca da hemen bitiyor diyebilirim ama tabi ki ben elime bir türlü alamadım ve kitapta 573 sayfa olunca biraz sürdü ama böyle polisiyeyi içinde barındıran romantik gizem türlü kitapları seviyorsanız iki günde bitirebilirsiniz 300/300'den 😇

Aile bağları ve kardeşlerin birbirlerine olan sevgileri çok güzeldi. Mehmet'in ailesi için yaptıkları değerli davranışlardı yine de kardeşleri için kendi hayatını o kadar geri plana atmamalıydı. Yani sonuçta onların başına gelen her olay sen onların yanında olmadığında geliyor diye bir şey yok. Ama tabi ki bu söylediklerim karakter analizi çünkü kitapta Mehmet'in de kendi hayatına nasıl yön verdiğini ve tabularını yıktığını göreceğiz. Esmer'e karşı nötrüm ama tabi ki yaşadıkları çok zor şeylerdi. Babasının intiharını araştırmak için yaptıkları güzeldi ama altından çıkan gerçekler kabullenmesi için zordu.

                                                                                              “Aşkın değişmek olduğunu sanmıştı.                                                                               Oysaki aşk, olduğun gibi kalıp
  olduğu gibi sevmekti.

Kitapta sevmediğim yön var o da sürekli Mehmet Sancaktar için dopdolu övgüler. Esmer sürekli her 10 cümlesinden 8'inde Mehmet'i övüyor ve bu neredeyse her sayfada tekrar ediyor. Evet adam iyi adam, tatlı, yakışıklı, sempatik, güzel adam ama yani bu her sayfa da dillendirilmese daha iyi olurdu çünkü bu kısımlar çok olduğu için göze batıyor ve kitabı da uzatıyor. Ve kitap bana biraz uzun geldi bence daha kısa olsaydı iyi olurdu tadından yenmezdi ama aşk kitapları fazla uzun olunca pek güzel olmuyor bence ki bu kitap daha kısa olsa daha süper olurdu yani 573 sayfa bana fazla geldi. Bu kitap diğerlerine göre biraz daha tahmin edilebilir olaylarla ilerledi ki bu da gizemi ve merak duygusunu azalttı. 

Yani güzel bir kitaptı okumak isterseniz, böyle aşk kitaplarını seviyorsanız önerebilirim. Ayrıca kitaptan alıntılar paylaşacağım görmek isterseniz sizi @ozgurkitaplar hesabıma beklerim 😘 Meral Kır'ın storysinde gördüğüm kadarıyla yeni bir kitabı çıkıyor eh ne yapıyoruz merakla bekliyoruz 😊💕

Yılbaşı da yaklaştı senenin son hafta sonunda
herkese mutlu ve huzur dolu güzel 
bir hafta sonu dilerim.

Mayıs 31, 2017

Parazit - Jessica Shirvington // Kitap Yorumu

Mayıs 31, 2017 0

Kitap: Parazit
Orijinal Adı: Disruption
Seri: Disruption 1/2
Yazar: Jessica Shirvington
Yayınevi: Yabancı Yayınları
Çeviri: Aslı Tümerkan
Türü: Distopya, Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 368
Goodreads Puanı: 4.24
Puanım: 5/5 


                                 Ya bir mikroçip                      Peki ya, bu mikroçip 
                     mükemmel eşinizi            size ve sevdiklerinize karşı 
                           bulabilseydi?                          kullanılabilseydi?

Dokuz yıl önce Mercer Şirketi hayatı kolaylaştırmak adına bir yol geliştirdi. Başta akıllı telefonların evrimleşmiş versiyonları olarak ortaya çıkan M-Bantlar, sekiz yıl içerisinde zorunlu hale geldi. Artık M-Corp sağlığınızı, sosyal durumunuzu ve aşk hayatınızı kontrol altında tutuyordu. Sadece üç negatif sonuç alma hakkınız vardı, sonra hayatınızı mahvediyorlar, sevdiklerinizi elinizden alıp onları yeraltına, kimsenin bir daha onlardan haber alamayacağı bir yere götürüyorlardı.

İki yıl önce Maggie Stevens, en sevdiği insanlardan birisinin alınıp götürülmesini izledi ve bu olay tüm dünyasını altüst etti.

Şimdiyse onlara karşı savaşmaya hazır. Henüz bunu bilmiyorlar ama Maggie, M-Corp'un en büyük kâbusu. Mercer imparatorluğunun varisi Quentin Mercer da Maggie'nin planının kilit noktası. Ancak iki yıldır üzerinde çalıştığı tehlikeli planın parçaları yerine yavaş yavaş otururken Maggie'nin hesaba katmadığı gerçekler, dünyasını bir kere daha altüst etmek ve uğruna savaştığı her şeyi yok etmek için kuytuda bekliyorlar.

Bozulan sözlerle dolu bir dünyada Maggie'nin tutması gereken sözler en can yakıcı olanlar olabilir mi?

"Bu harikulade kitap ayaklarımı tamamen yerden kesti. Kesinlikle bağımlılık yaratıcı."
-Ya Midnight Reads-
"Heyecan verici, şaşırtıcı ve sürükleyici. Parazit'i elinizden bırakamayacaksınız."
-Booknut101-


Jessica Shirvington'un İki Hayat Arasında kitabını geçen sene okumuştum ve bayılmıştım kitaba. Yazarı çok seveceğimi iki hayat arasında kitabıyla anlamıştım ve Parazit de bu fikrimi tastikledi. Kitap okuyamadığım yani okumak istediğim fakat bir türlü elimin kitaplara gitmediği bir dönemde ilaç gibi geldi bana. Hiç bitmesini istemediğim fakat elimden bırakamadığım için bir günde bitirdiğim ve bittiğinde de büyük bir üzüntü yaşadığım bir kitap oldu. Neden mi? Çünkü ikinci kitabın çevirisi yapılmamıştı 😞 Yabancı Yayınları ikinci kitabı bas lütfenn!!😂

Çok akıcıydı, anlatımı süperdi, sürükleyici, okuru içine çeken ve keyifle okuduğum bir kitaptı. İki Hayat Arasında'nın da çevirmeni olan Aslı Tümerkan bu kitabın çevirisini de muazzam yapmış 😊 Kısacası kitaba bayıldım. Şaşırtıcı ve ters köşe bir son ile kitabı bitiriyorsunuz. Büyük bir merakla bir an önce benim gibi ikinci kitap Corruption'u elinize almak istiyorsunuz ama çevirisi yapılmadığı için okuyamıyorsunuz. Yabancı Yayınları lütfen bizi kavuşturr 😅

Karakterleri çok sevdim. Özellikle distopyalar da güçlü ve kararlı karakterler okumak çok iyi çünkü türe daha uygun oluyor bu tip karakterler ki bu kitapta da Maggie amacından asla sapmayan duruşuyla kitabı sevmemizde büyük bir etken. Quentin'i bence Maggie ile tanışmadan önceki haliyle daha çok severiz diye düşünüyorum yani bu okuduğumuz haliyle de tatlı bir karakter ama bence bu kitapta daha çok Maggie'nin yaptığı plan doğrultusunda Quentin'i inandırdığı gerçekler ile bunlara inanan Quentin'i okuduk. Yani demek istediğim aslında bazı şeylere inandığı için kendini bastırmış kısmen Maggie'nin yaratmak istediği bir Quentin okuduk ama Quentin biraz daha farklı bence. Bilmiyorum demek istediğimi anlatabildim mi ama 🙈
Gus ise bence çok eğlenceli bir karakterdi ve onu daha fazla okumak isterdim. Özellikle Maggie ile olan diyaloglarında. Umarım ikinci kitapta Gus'u daha çok görebiliriz ve daha çok kendisi gibi olan Quentin ile tanışabiliriz ki kitabın sonunda yazar bunun müjdesini verdi bence 👍

Söylemeden geçemeyeceğim bir diğer şey de kitabın tasarımı. Cidden çok hoş. Hem iç hem de dış kapak tasarımı, rengi, sayfaların yapısı çok güzel. Yabancı Yayınları çok iyi iş çıkarmış her zaman ki gibi 😍💕

Yani kısacası kitabı çok sevdim ve okumak isterseniz bir şans verin derim ama tabi ki büyük beklentilerle başlamayın çünkü her zaman beklentiler insanı hayal kırıklığına uğratır. 💭
Ayrıca yazarın diğer kitaplarını okumayı da çok istiyorum keşke onlarda çevirilse 🙏



Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Mayıs 17, 2017

İkinci Şans - Robyn Schneider // Kitap Yorumu

Mayıs 17, 2017 0
Kitap: İkinci Şans
Özgün Adı: Extraordinary Means
Yazar: Robyn Schneider
Yayınevi: Pegasus
Çeviren: Özge Nur Küskün
Türü: Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 335
Goodreads Puanı: 4.0
Benim Puanım: 4/5









EN ÖLÜMCÜL VİRÜS BİLE
UMUT VE AŞK KARŞISINDA YENİK DÜŞER.
ÇÜNKÜ İKİNCİ ŞANSLAR BUNU GEREKTİRİR...

Derslerinde son derece başarılı olan Lane, on yedi yaşına geldiğinde kendini, tedavi edilemeyen tüberkülozdan mustarip halde, Latham Yurdu sanatoryumundaki gençlerin arasında bulur. Yarı hastane yarı yatılı okul olan Latham, katı kurallar ve kafa karıştırıcı uygulamalarla doludur; öğrencilerin kahvaltıyı kaçırınca ceza almaları, Fransızca dersinden çakmalarından daha kolaydır.

Lane çocukluğundan tanıdığı utangaç ve yalnız Sadie'yle Latham'da karşılaştığında, belalı bir arkadaş grubuna katılmış olan genç kızın esprili, korkusuz ve son derece ilgi çekici bir karaktere büründüğünü şaşkınlıkla fark eder. Zaman geçtikçe Lane de Sadie'nin grubunun bir parçası haline gelir. İki genç sonunda hastalıklarının aslında sadece bir başlangıç olduğunu; hastalığın insanın gerçek kişiliğini belirlemediğini ve aşkın, onun ilacı olduğunu keşfedecektir.

"Yaşam, ölüm, korku ve ikinci şanslar üzerine yazılmış bu roman, zekice espriler, mütevazı bir mizah ve dikkat çekici karakterleriyle, kitap rafında durduğu gibi durmayacak."
-VOYA-



Benim Yorumum

Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve ilk okuduğum Her Şeyin Başlangıcı kitabından daha iyi olduğunu düşünüyorum. Belki kurgu olarak daha farklı olduğu için olabilir. Kitabın konusu arka kapağında yani tanıtımında bence yeteri kadar iyi bir şekilde anlatılmış bu yüzden bunu es geçiyorum.

Kitabı sevdim. Akıcı ve güzel bir dili vardı ve okurken keyif aldığım kitaplardan biri oldu benim için. Duygusal anlamda da iyi ve sonu daha farklı hayal ediyorum ama bu da fena olmamış ki zaten kitabın içinde bazı alıntılarla ipucu verilmiş diye düşünüyorum.

"Sadece Marina, hikayenin içinde vombatlar ve zeplinlerin de yer aldığı uydurma bir versiyonu da olsa, ikimizin Lizzie ve Bay Darcy olduğumuzu düşünerek yanıldığı için kızgındım. Çünkü geçen seneden bu yana emin olduğum bir tek şey varsa o da Latham'da aşk hikayelerinin hep aynı biçinde sona erdiğiydi: Mutlaka biri geride kalıyordu."
– sf: 145

Kitaptaki karakterleri sevdim. Aralarındaki diyaloglar çok sevimliydi. Kitap gerçekçi ve samimiydi ve bu güzeldi fakat daha farklı bir son hayal etmediğimi söyleyemem. Çünkü yani neden olmasındı ki yani böyle de bitmemeliydi hala aklıma gelince hüzün veriyor. Eh duygusal veya dram türündeki kitapların böyle pis bir huyu var hele bir de hastalık konulu ise. Her aklınıza geldiğinde farklı bir son hayal etmenizi sağlayan, içinizde ukte bırakan kötü bir huy ki bu özellikle çok sevdiğiniz bir karakter için olunca vay halinize 😟

Ve kitabın kapağı çok tatlı, iç kapak tasarımı da dışı gibi çok güzel. Keyifli bir kitaptı ve okuyacak olanlara bir tavsiye sakın bu tür kitaplarda hüzünlü şarkılar dinlemeyin işleri daha kötü yapıyor 🙈




Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Nisan 05, 2017

Yağmurla Gelen Mutluluk - Amber L. Johnson // Kitap Yorumu

Nisan 05, 2017 0
Kitap: Yağmurla Gelen Mutluluk
Özgün Adı: Puddle Jumping
Seri: Puddle Jumping #1/2
Yazar: Amber L. Johnson
Yayınevi: Yabancı
Çeviren: Filiz Şakar
Türü: Genç Yetişkin
Sayfa Sayısı: 174
Goodreads Puanı: 4.33
Benim Puanım: 4/5


Yağmurla Gelen Mutluluk, farklılıkların aslında ne kadar abartıldığını ve sevginin karşısında hiçbir şeyin duramayacağını bir kez daha gözler önüne seriyor...



Söz konusu aşksa, sıradan diye bir şey yoktur.

Herkes Colton Neely'nin özel olduğunu düşünüyordu.

Lilly Evans ise büyüleyici olduğunu...

Çocukluk arkadaşlarıyken bir kaza yüzünden yolları ayrılmıştı. Yıllar sonra buluştuklarında ise Lilly, Colton'ın ne kadar özel olduğunu ve onu daha fazla tanımak istediğini keşfedecekti. Ve Colton'ı tanıdıkça, ona daha çok bağlanacaktı.

Ancak Lilly, sevgisini kelimelerle ifade etmekte dahi zorlanan bu çocukla ilişkisini dilediği gibi yürütebilecek miydi?

"Bir gün oğlumun yaşamasını isteyeceğim türden bir aşk hikâyesi."
-Qwen Salsbury, Çoksatan The Plan kitabının yazarı-


Benim Yorumum

"Sanırım bazen gerçekler karşımızda duruyor ama inanmak istemiyoruz. Her şeyi olmasını istediğimiz gibi görüyoruz. Bazen, inkar ederek yaşamayı seçiyoruz."
– sf: 32 
~ * ~
Çok güzel, çok gerçek, çok anlamlı, çok sevimli ve çok duygusal bir kitap. Okunmaya değer ve akıcı ki zaten 170 sayfalık kısa bir kitap. Kitap güzeldi fakat çeviri çok kötüydü ve bazı hatalar da yer alıyordu kitapta sanırım editör hatası çünkü kelimelerin yazımında sorun vardı. Bir çok kitap çeviri hatalarından dolayı kötü oluyor bu yüzden çevirilere daha çok dikkat edilirse güzel olurdu böylece yazarın anlatmak istediklerini ve duyguyu daha net alırdık.


Karakterleri çok iyidi zaten bütün karakterlerin üstünde çok fazla durmuyoruz en çok Lilly, Colton, Harper ve Colton'un annesini görüyoruz. Karakterlerin hislerini yazarın güzel yansıttığını düşünüyorum ki çeviri daha iyi olsaydı kitapta hüngür hüngür ağlayacağıma emindim ama maalesef değildi sanırım orijinal dilde okununca daha iyi hissedilebilir. Yani tatlı ve gerçek karakterlerin bulunduğu sevimli bir kitap okudum, sonuna bayıldım yani böyle bir son ile bitirilmesi beni etkiledi çünkü bir ara şüpheye düşmüştüm :) Yani kitabı sevdim tavsiye de ederim.
Ayrıca kitabın kapağına ve iç tasarımına bayıldım süper olmuş. 💕




Yazımı okuduğunuz için her birinize teşekkür ederim 💓
Keyifli ve bol mutlu güzel günler 😇

Ocak 20, 2017

Yolcu - Alexandra Bracken // Kitap Yorumu

Ocak 20, 2017 0

Kitap: Yolcu
Özgün Adı: Passenger 1/2
Yazar: Alexandra Bracken
Yayınevi: Parodi Yayınları
Çeviri: Özlem Özarpacı
Sayfa Sayısı: 548 (ciltli)
Goodreads Puanı: 3,88

Mürekkep
kimin elindeyse
kuralları yeni baştan
yazan odur!





Etta, bir sabah kendini 1776 yılında, Atlantik'in ortasında buluverir. 
Neler olduğunu anlamaya çalışırken o güne dek bildiği ve yaşadığı hayatın bir yalandan ibaret olduğunu öğrenir.
Annesi ondan çok önemli bir şeyi gizlemiştir: 
Zamanda yolculuk edebildiğini…
İkinci Dünya Savaşı Londra'sından 1599 yılına, Şam'a dek uzanan
bu zaman yolculuğunda Etta, tüm insanlığın geleceğiyle 
annesinin hayatı arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.
Ve kesin olan tek bir şey vardır: 
Yüzyıllar ve kıtalar arasında yaptığı bu yolculuk 
sandığından çok daha tehlikelidir!



Benim Yorumum

"Sonunda önemli olan şeyin, seçimlerimiz olduğunu hatırlamanı istiyorum. Arzularımız, sözlerimiz ya da vaatlerimiz değil."
– sf: 27

Kitap için çok umutluydum ama hayal kırıklığına uğradım, iyi bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Zamanda yolculuk konusu benim sevdiğim bir konu ki fırtına serisi ve atzig serisi bu konunun başarılı örneklerinden bence 👍💓 Bu kitabın da konusu zamanda yolculuk olunca haliyle bende güzel hisler uyandırdı eh kapağıda çok güzel olunca -parodi çok iyi bir basım yapmış 😍- Fakat kitabı okuyunca pekte iyi hissetmedim, keyif alamadım. 😔

Sıkıcı, yavaş, uzun ve heyecansız bir kitap bence. Durağan geldi bana ve hiç akıcı da değildi. Yazarın kalemini sevemedim, kitabın anlatımı da iyi değildi ve Alexandra, kitabı fazla uzun tutmuş diye düşünüyorum. Gereksiz olduğunu düşündüğüm fazla ayrıntıya, açıklamaya yer verilmişti ki bir defa olsa göze batmazdı.
Yani neden bu kadar fazla detay verdi ki?

Yazarın kalemi bence konuyu ve karakterleri sönükleştirdi. Etta ve Nicholas arasındaki ilişki yapmacık gibiydi. Kitabın içine tam giremedim, karakterleri benimseyemedim hep kitapla aramda bir mesafe varmış gibiydi. Yani zaten yavaş bir anlatımı var bir de 554 sayfalık bir kitap olunca ben bitsede gitsem moduna bağladım. Daha kısa olsaydı daha mı iyi olurdu bilemem çünkü sıkıcı bir kitaptı ve beni heyecanladırmadı 🙆

Bir tek baştaki Etta'nın keman gösterisi ve zamanda yolculuk yaptığı ilk kısım ve sondan 80 sayfa falan iyidi onun haricinde pek keyif vermedi kitap bana. Sonu güzeldi, yani kitabın en iyi yerlerinden biri, diğeri de kitabın başındaki keman gösterisi ve sonrasında olan olay 😁 Bir daha ki kitapta neler olacağını merak ediyorum tabi ki ama tereddütlerim var alıp almamak konusunda. Elimde şuan karanlık zihinler ve buz kapanı da var fakat ne zaman okurum bilmiyorum bu kitaptan sonra 😕
Yine de kitabı seven bir kitle var ve zamanda yolculukta size ilgi çekici geliyorsa bir şans verebilirsiniz 😇




Keyifli günler dilerim herkese, mutlu ve huzurlu günler bizi bekler umarım 👋
Ayrıca yarıyıl tatilinde herekes bol gülücüklü günlere uyanır umarım 💙

Aralık 30, 2016

Bir Asi Yürek - Julianne Donaldson // Kitap Yorumu

Aralık 30, 2016 0
Kitap: Bir Asi Yürek
Özgün Adı: Blackmoore
Yazar: Julianne Donaldson
Yayınevi: Novella Yayınları
Çeviri: Filiz Sarıoğlu
Sayfa Sayısı: 384
Goodreads Puanı: 4.18
Benim Puanım: 4,5/5



"Hapsedilmiş hissediyorum. Kafese kapatılmış bir kuş gibi kaçmanın yolunu arayıp duruyorum. Ama her defasında önümü parmaklıklar kesiyor."



Doğaya, müziğe ve kitaplara düşkün olan on yedi yaşındaki Kate'in tek hayali Hindistan'a gitmektir. Bu hayalini gerçekleştirmesinin önündeki en büyük engel ise, ona sürekli evlilik baskısı yapan annesidir. Kate hem bu baskıdan kurtulmak hem de özgürlüğüne kavuşacağına inandığı Blackmoore'a gitmek için kendisini dahil olmaması gereken bir iddianın içinde bulur.

Geniş kırları ve uçsuz bucaksız okyanusuyla hayallerini süsleyen Blackmoore'a vardığında çoğu şeyin beklediği gibi olmadığını gören Kate, geleceği hakkında bir karar vermesi gerektiğini düşünür. Ya kendisini anlamamakta direnen ailesinin tüm baskılarına boyun eğecek ya da bir kuş gibi özgürlüğe kanat çırpmak için yanıp tutuşan kalbini dinleyecektir.



Benim Yorumum


“Hatırlamaya değer bir şey. İnsanın kaçınılmaz son olarak düşündüğü durumlarda bile aslında birden fazla seçenek olabilir. Ve belki kuşu öldüren şey huzursuzluğu değil, kafesin kendisidir.”   – sf: 333
~ * ~
Ba-yıl-dım 😍 Çok güzel bir kitaptı, okurken çok keyif aldım. Karakterleri çok sevdim tabi ki hepsini değil sadece Henry ve Kate çok sevdiğim karakterler arasına girdi ve birbirleriyle olan sahneleri çok hoştu. Aileleri ise korkunç 😠 Cidden, her halde hayatımda okuduğum diğer bütün kitaplarda bu kadar korkunç bir aile daha görmedim, yani ne aileydi be 😂 Böyle ailelere sahip oldukları için Henry ve Kate'e üzüldüm ama birbirlerini buldukları için çok şanslılardı. Henry ve Kate'in aralarındaki uyum bana çok tatlı geldi yani gerçek gibiydi. Tanışmaları, diyalogları falan okunması keyifliydi, dokunaklı ve sevimli bir kitap.

Zaten kitabın dili çok iyi ve akıcı ki çeviri de bence gayet güzeldi. Merak uyandırıcı ve sürükleyiciydi ki bir günde bitirdim yani elinden bırakamıyor insan. Yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum ki o kitabını da beğenirsem favorilerime girer zaten takipteyim yazarı yeni kitaplarını merak ediyorum 😁 Bu arada puanım 4,5 sadece küçük bir şey için kırdım azıcık 😇 Bence bu kitaba bir fırsat verin özellikle romantik tarihi kurgu severleri ama tarihi kurgu sevmeseniz bile bence şans verebilirsiniz :)



Keyifli günler dilerim herkese, mutlu ve huzurlu günler bizi bekler umarım :)
Özgür Kitaplar. Blogger tarafından desteklenmektedir.